17 Nisan 2011 Pazar

Yağmurlu bir Pazar günü,

pencereden içeri süzülen toprak kokusunu içime, derinlerime çekmek müthiş! Orman kıyısında dolaşırken gördüğüm aşk böcekleri ise harikulade! Ağaçların dingin sessizliğinde yitip giden orman perilerinin, insanın içinde milyonlarca kapı açan tınıları ise mevcut zamanda bütün hücrelerime karşı koyulmaz türden itaatkarlığıyla usul usul yayılıyor. Diriliyorum!

Değişik bir haftasonuydu, kaslarım gerilmişti ve şimdi yeterince sakinim, şükür. Başak bilir benim panik hallerimi, kendimden ne çektiğimi de ben bilirim! Evet biliyorum çıkar artık şu baklayı diyorsunuz, peki. Cuma gününden beri bir Yunan kanalına İzmirli mübadillerle ilgili konuşup durdum. Program 8 Mayıs'da yayınlanacak. Televizyon çok zor iş, firavun gibi kasıldım ve sadece sorulara cevap verdim Alsancak limanı civarında. Evdeki çekimlerde en azından beş kez cezveyi ocağa koydum, beş kez bilgisayardan şarkı seçtim, beş kez salondan balkona çıkmam gerekti, beş kez raftan kitap alıp sallanan sandalyeye oturdum. Bu arada habire kesip, heyecanlandığım için yüzümün terlediğini söyleyip sildiler, sonra boyadılar. Şimdi kahveni yudumla, şimdi sayfaları çevir denirken insan kendini çok tuhaf hissediyor. Bu durumda yazın Girit'teki sempozyuma gitmeden önce sakinleştirici almam mı gerekiyor peki? Ödüm kopuyor!
Neyse ki yürüyüş iyi geldi. Bu da geçti. Eve geldiğimde acıkmıştım, Nuray ve Steve'in gönderdiği rice paper ve iki yaprak deniz yosunu hemencecik imdadıma yetişti. Rice paper on saniye kadar sıcak suya daldırıldı, sonra buz havuzuna girdi ve temiz bir bezin üzerine yayıldı sonra içine havuç rende, azıcık ince kıyılmış marul, biraz taze soya filizi ve surimi koyulup sarıldı, sarmalandı. Tuzu azaltılmış soya sosuna bandıra bandıra afiyetle yendi. Minik bir parça bento box a yerleşti, yarının öğle yemeği de çıktı, mis. Sonra hemencecik bir avuç pirinci bol bol yıkadım, yağsız pişirdim ve hasırın üzerindeki yosunun üzerine incecik bir kat halde yaydım. Avokadom yoktu, salatalık da yoktu sadece sıkıştırılmış yengeci ortalayıp yerleştirdim, hasırın arasında rulo yaptım, dilimledim. Wasabi destekli soya sosuna dilimleri azıcık dokundurup, gövdeye indirdim. Karnım tok, sakinim, yeni bir haftayı gülümseyerek karşılayabilirim şimdi.

13 yorum:

francesco di bonardo dedi ki...

guzel haftalar olsun guzel enerji birikmis bende seninle birlikte orman perilerinden esinlendim:) sevgiler

Barisbasak dedi ki...

Oooooo... sushi'yi cozmusuz artik! Tebrik ediyorum, afiyet olsun efenim, panik yok, bol sushi ve sevgi var.
Otluyu denemeyi unutma sakin.

Makis! (ehehehe)

Ozlemaki dedi ki...

Basagim civanim otlarla beraber seni sararim bak rice paper a! :)
(Kadir abinin agir selami var sana)

Ozlemaki dedi ki...

@Francesco, enerji santrali gibiyim bugun! Izmir den selamlar :)

Barisbasak dedi ki...

HAHAHAHAHA! Aleykum selam!

Bu arada benim linkin adresini degistirsene sayfanda, eski isimden yonlendirme yapamadim da! kem kum!!!

beste dedi ki...

hahah ozlem yanlislikla esimin adresinden not birakmisim orman perilerinden esinlenen benim :)

Ozlemaki dedi ki...

Aklimdan da gecti Beste! Ne alemdesin bu arada?

Tijen dedi ki...

Oh bitti ya! Yeni kapılar açsın bu program sana...

Ozlemaki dedi ki...

bitti ama ben de bittim Tijen :) Yahu insan ellerini nereye koyacagini sasirir mi?!

NASSOS dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
NASSOS dedi ki...

θα έχω το νού μου να σε δώ τι είπες στην τηλεόραση καρδιά μου.

Ozlemaki dedi ki...

ax tha ginw rezili!

Nasos dedi ki...

Τι ωραία που τα είπες!!
Μου άρεσε πολύ η εκπομπή.