Arkeolog, Yunan Yemek Tarihi Araştırmacısı ve Yunan Gastronomi Sempozyumunu düzenleyen Mariana Kavroulaki'nin davetiyle katıldığım 1. Girit Gastronomi Sempozyumundan geriye kalan tatlı bir yorgunluk ve mutlulukla yine burada olmak ve ılık tılsımları paylaşmak pek keyifli. Son derece verimli olan sempozyum programı ve katılımcıların konuşma özetleri için lütfen linklere buyrun :)
Denizleri aştım da geldim sabahın beşinde, dede toprağım Hanya'ya, şükürler olsun yaban güzelliğiyle bir kez daha kavuşturana...Souda limanından yola çıktıktan 45' sonra sempozyumun gerçekleştirileceği köye, yeşilliklere boğulmuş Karanou'ya vardık. Heyecan, uykusuzluk ve yorgunluk harmanı halinde kendimi salonda buldum. Sunumları kaçırmamaya gayret ederken, heyecanımı yendiğime inandığım anlar olmadı değil tabi ama sıra bana geldiğinde yüreğim gümbür gümbür,zihnim bulut gibi, geçmişten içime dolan bir sürü ruhun ağırlıkları ve hafiflikleriyle platforma çıktım. "Mübadele sonrası İzmir'de yaşayan Girit Mutfağı" konulu, Yunanca yaptığım konuşmamı izlemek isterseniz 15. dakikadan itibaren buyrun.
Aralarda ikram edilenler arasında gravyer peyniri, miniminnacık siyah zeytinler, irmik ve sütten yapılan Yunan tarhanasının fava kıvamında pişmiş hali (sağda, açıkta) enfesti -ki Kuzey Yunanistan'da da yapıldığını görmüştüm.
Yine sağ tarafta fava kıvamındaki tarhana var. Sol tarafta peksimet üstü fava ve tütsülenmiş et.
İşte burada çocukluğumdan tadı damağımda kalan domatesler mevcut.
Pür telaşımızdan sohbet edecek pek vaktimizin kalmamasına rağmen Phd. Füsun Ertuğ'la tanışmak güzeldi.
Girit diyetinde yer alan yabani otlarla ilgili bir afiş.
Katılımcılar için evlerinde hazırladıkları yemekleri paylaşan Karanou'lu kahraman kadınlar, konukların yemeklerini beğenmeme ihtimali üzerine yaşadıkları endişe bana göre mütevazılığın son sınırıydı zira herşey olağanüstü lezizdi. Şef Ioanna Pantelaki son 10 yıldan beri sadece Girit mutfağı üzerine çalışıyor.
Ve bizlere şefin elinden, parmaklarımızla beraber arapsaçı ve soğanlı gözleme yemek şerefi düştü.
Hanya'dan Karanou'ya gelen arkadaşlarımdan biri sevgili Filitsa.
Birer lokmacık olur her bir kaliçunya. Bahçedeki otlardan ve mizithra peynirinden hakkına düşen payı, saçta zenginleştirir.
Salyangozsuz bir sempozyum düşünülemezdi. Hem tavada, hem buburisti, hem domatesli, hem fırında kabaklı çeşitleriyle yüklü programın ardından şahsen bana çok iyi geldiler :)
Nohutlu pilavın püf noktası, tam pişme aşamasının ortasında azıcık limon suyu!
En çok ilgi gören yemeklerden biriydi patatesli kestane.
Kabaklı & peynirli Girit böreği
Yaprak sarma üstüne kabak çiçeği dolmaResimde gördüğünüz bütün masayı sıradan incelemek için ise buraya tık tık :)
Sempozyumun ikinci günü, sunumlar başlamadan önce sabahtan bir peynir imalathanesine gittik. Gittikçe Afrika'ya yaklaşan adanın aşırı sıcağının da etkisiyle gravyer cennetinden çıkmayı hiç istemedim!
Devasa kazandaki her bir kelle sıkça ters yüz ediliyor.
Mizithra olma yolunda...
Yine bize ikram edilen, tadı damağımızda kalan gravyer.
200 kiloluk kazandan bezlere dökülerek alınan ve askılarda süzülmeye bırakılan lor.
Dönüşte minik bir mola verdiğimiz Samaria vadisi.
Lefka Ori ve Volakias dağları arasında kalan Samaria
Başka bir molada, süt kaymağının pişirilmesiyle yapılan staka bana elbette yine babamın Pazar sabahı kahvaltılarını anımsattı. Bazen üstüne şeker ekerek, bazen yumurtalı yaptığımız bu lezzet, elbette tüm sınırları zorlayacak kadar kalori yüklü.
Sevgili Mariana'nın evinde misafirdim sempozyum boyunca. Evin girişinde yer alan fırın ve ocak belki de şimdiye kadar gördüklerim arasında en güzeliydi.
Mariana'nın annesi Maria hanım da katılımcılar için kolları sıvayanlar arasındaydı. Yüzüne pek yaraşan tebessümü ve onun elinden yediğim defneli mercimek, dereotlu barbunya püresi damağımda en çok iz bırakanlar arasında.
Kimbilir belki 10 belki 12 yıldan beri evcilik oynarız yanımda oturan Anestos ve ailesiyle. Onca telaşına rağmen Irakleio'dan üç saat direksiyon sallayarak sempozyuma geldiği için çok mutlu oldum.
Sağol Mariana.
:)



17 yorum:
Aman kuzum hosgeldiiin, nasil sevindim upuzun bir yazi gorunce :-) Hic suphem yoktu harika vakit gecirecegine, gezip gordun ve paylastigin icin bin kere sagolasin :-) Simdi geri donup videolari izleyeceyim!
(O ocaktan senin eve de yakisirdi bi tane ha!)
Konusmani okudum, sirf seninkileri degil oburlerini de begendim, youtube videonu seyrettim, yeni gelin gibi cikmissin hahahaha cok tatliydin, 'crete' benzeri girit lafini 'kritik' zannetsemde, yunanca bilmiyen bir adem olarak blogunu nasil kurdun, nerden geldi aklina, gibi sorulara cevap verdigini, iki arada bir derede kalmis bir mubadil torunu oldugunu felan anlamis ustune yunanca 'ne' kelimesinin evet oldugunu cozmus bulunuyorum, apperim bana.
Cok faydali bir sempozyum olmus, ucu bize dokundugu icin cok mutluyum bu arada o gozlemelerin videosunu da seyrettim, ayni benim suracetler de oyle aciliyor iste, ama bu suracet hamuru cok civik o hatunun yaptigi daha bir koyu kaliyor, tabii belki hava sicaktir diye daha koyu yapmis olabilir.... vay beee nerden nereye....
Αγαπημένη μου Ozlem σ'ευχαριστώ!
Αυτό το συμπόσιο είναι ακόμη μια απόδειξη ότι οι κουζίνες μας μπορούν να μας φέρουν πιο κοντά...
Ah Özlemaki ne güzel! Senin adına çok çok sevindim canım. İki sene sonra ben de gelmeye niyet ettim ve de amin diyorum!!!
Başağım, içimde milyonlarca baloncuk patlıyor çok ama çok keyifliydi. Şimdi pür telaş Girit misafirlerimi dolaştırıyorum sonra tatil başlıyoooo. Olta başından sana naklen yayın yapacağım hazır ol kuşum :)
Mariana mou, itan i diki mou xara na se gnorisw apo konta. Xairomai polu oti anoigoune portes kathe fora kai i patrida panta mou dixnei oi dikes tis omorfies. Anypomono na vrethoume ksana kai ksana kai pisteyw exoume polla na kanoume.
Bir sonraki sempozyum konusu "Girit mutfağı ve anılar" Tijen'ciğim. Lafın ucunu bulmak çok zor, şimdiden mi başlasak acep? :)
yine gozlerimde yaslar, mutluluktan ve sevincten. Daha nice guzelliklere, Insallah. Yuzundeki gulumseme hic kaybolmasin!
sağol Nur'um!
:)
Sizin adiniza cok memnun oldum Ozlem Hanim.
Severek okuyorum yazilarinizi..
Bende Selanik gocmeni bir ailenin cocugu olarak bu kulture ilgi duyuyorum.
Uzun zamandir Belcika'da yasiyorum.
Bu sene tatile Kavala'ya gidiyoruz 20 Agustosta..
Ailem de Istanbul'dan gelecek,orada bulusacagiz..
Anneannem Yunanistan'da dogup,buyumus ve mubadele sirasinda Turkiye'ye gelmis tum ailesi ve koyunun insanlariyla..
Bizimle yasiyordu ve hep rumca konusuyordu. Annem,babam,tum aile ve yakinlar da..Simdi gencler bilmiyorlar.Ben uzun sure once Atina'ya gittigimde dili hala biraz anlayabildigimi farketmistim.
Girit'i de gormeyi arzu ediyorum.
Siz de oyle guzel anlatiyorsunuz ki..
Simdilik hoscakalin ..
Size ve oglunuza icten mutluluk dileklerimle..
Nuray
Nuray hanım güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim.Kavala'yı eminim çok seveceksiniz özellikle de insanlarını...Her seferinde biraz daha tanış gelecek genler(imiz)e işlemiş bu dil. Bazen bir banka oturup, orada kendimi unutup, "o müziği" dinlemekten daha keyifli çok az şey olduğunu düşünüyorum...
Bir müptela :)
selamlar:)çok değişik lezzetler.ilgiyle okudum .tarifleri de alıyorum.ama çoğu dediğiniz malzemeler burda yok.hepsinden tatmak isterdim salyangoz dışında:)
@ Superbabaanne: nerede yaşıyorsun?
Saygıdeğer hocam,Girit adası Rethmino şehrinde yaşayan arıcı arkadaşım sayın Manolis Augatakis beni şehrine davet ediyor,Girit adasına ulaşım için nerelerden faydalanabiliriz.Mesela Muğla Bodrumdan veya İzmirden gitme imkanımız olabilirmi.Yoksa sadece havayolu veya Denizyoluyla mı gidebiliriz.Saygılarımla.
Merhabalar İlhami bey, 1-Marmaris-Rodos-Girit veya 2-Izmir-Atina-Girit uçakla veya gemiyle gidebilirsiniz.
Gerçi benim en büyük hayalim, evden Girit'e kadar teleferik kurmak :)
Αχ ξέρω γι αυτή τη συνάντηση!Κάτι έκτακτο με εμπόδισε και δεν ήρθα εκεί. Δεν πειράζει, είναι πολύ πιθανόν να βρεθούμε κάποτε. Χαίρομαι που συναντηθήκαμε έστω και στο ίντερνετ!
ki egw xarika poly Vita! pisteyw oti tha sinantithoume edw i ekei mia mera kai tha magirepsoume mazi :)
Yorum Gönder